Nermin Abadan’ın Şile izlenimleri, 1940 ve 1950’lerin
anlatılarından çok da farklı değildir. Şile daha hareketlidir, daha çok
tanınıyordur, konaklama olanakları artmıştır, ancak temel yapısı değişmemiştir.
NERMİN ABADAN’IN ŞİLE İZLENİMLERİ
23 Temmuz 1966 Milliyet
“Şile'nin göze çarpan özelliklerden biri de bütün evlerin
tertemiz olup, hepsinin bir, ya da iki odasını turistlere kiralamalarıdır.
Akşam üzeri patika ve sokaklarını dolaşanlar, denize karşı açık tepeciklerde
çalışkan kadın ve kızlarının Şile bezlerini «Sarmaşık», «Sevdim seni» gibi
sevimli isimlerle adlandırdıkları nakışlarla süslediklerini görebilirler. En
boğucu günlerde bile Şile'de daima serin bir meltemin estiği bu kasabacıkta
nerede mi denize girilir? Günün saati, güneşin ve denizin dalga durumuna göre
istediğiniz herhangi bir noktadan.
«Kızlar Hamamı»
Fakat bütün bu imkânlar ortasında herkesi sabahtan akşama
kadar kendine doğru çeken, yüzmek, dinlenmek, tırmanmak için bulunmaz bir
mihrak teşkil eden yer hiç şüphesiz «Kızlar hamamı denilen mevkiin önündeki
adalar kümesidir. Bunların en büyüğünün tepesinde Cenevizli'lerden kalma
haşmetli bir kale kalıntısı tarihi bir katkı ile Şile'nin siluetini
çizmektedir.
Tanrının elile bu zaptedilmez vahşi Karadeniz'in kıyılarına
doğru fırlatılan dört büyük ve bir düzineyi aşan irili ufaklı küçük kaya
adacıklarının teşkil ettikleri bu küme, gerçekten eşine nadir rastlanan
romantik bir görünüşe sahiptir. Yekpare kayalardan müteşekkil bu adaların
büyüklerinin alt kısımları esrarlı, zümrüt yeşilli mağaralarla süslü dür.
Adaların büyüğü ve küçükleri arasında serpili duran kayacıklar ise kesiť
gezilerine meraklı olanlarına yararlı tutanak noktaları sağlamaktadır. Son
yıllarda sayısı artan denizaltı avcıları ise en fırtınalı havada bile sakin bir
göl manzarasını veren bu adalar arasında yengeç ve balık avlamaktadırlar.
Rıhtım Derdi
Ne çare ki Türkiye'nin diğer turistik merkezlerine ârız olan
kötü kader Şile'nin de kapısını çalmaktadır. İki bine yakın balıkçının Eylül ve
Ekim aylarında toplanmakta oldukları Şile ve Ağva'da kıyı kurtarma ekiplerden
başka sığınma tesislerinin bulunmaması sebebile, buralarda her yıl âni bir hava
patlaması halinde motor ve tekneler bat-makta, denize lüzumsuz yere kurbanlar
adanmaktadır. İşte bu elim olayların tekrarlanmaması için aslında çok haklı bir
istek olarak ortaya çıkan balıkçı barınağı, acil bir müdahale yapılmazsa,
Şile'nin en güzel ve çekici yönlerini bir daha geri gelmemek üzere yok etmek
üzeredir.

Zira balıkçılığı koruma ve geliştirme amacı ile yapılması
kararlaştırılan bu barınağın inşası, Şile'nin en şirin noktası sayılan «Kızlar
hamamı yerindeki kumsalın toprak ve taşla doldurulmasını, oradan kocaman bir
rıhtımın inşasını öngörmektedir. Geçen yıl Turizm Bakanlığı uzmanlarının haklı
karşı koуmаlarına rağmen, Bayındırlık Bakanlığının ısrarı üzerine inşası
kararlaştırılan bu barınağın malivetı 13 milyon TL. olarak hesaplanmıştır.
Barınak bugünkü planlara uygun olarak gerçekleştirildiği takdirde bu tabii
güzellik, sistematik bir emekle yok edilecektir.”
ŞİLE SORUNLARI GÜNDEMLİ BİR TOPLANTI
O dönemde Şile’nin sorunları yerelde de tartışılmaktadır.
Elimizde 7.8.1967 tarihli toplantı tutanağı var. Katılımcı profili oldukça
dikkat çekici. Turizm Derneği organizasyonu olan bu toplantıya; Kaymakam,
Belediye Başkanı, Turizm Derneği Başkanı Dündar Berksan, Ahmet Remzi Acar,
Eşref Kolçak, Bnb. Osman Çakmur (12 Eylül sonrası Şile Belediye Başkanı) Yzb.
Necmi Çetin, Turizm Bakanlığı temsilcisi, bir mimar katılır.
Katılımcıların önerileri ve görüşleri o dönemdeki sorunları
ve çözüm önerilerini yansıtır.
-Sahil kasabası olan Şile’de turistik tesis yapalım derken,
özgün kimliğini bozmamak gerekir.
-Gelen yolcu otobüslerinin Balibey’e de uğraması
-Plajdaki gazinoların tarifelere uymaması. Şile’ye 14 yıldır
geldiğini ifade eder. (Eşref Kolçak)
-Belediye Bşk. nı fiyat artışını engellediklerini ve
kontrolların yapıldığını belirtir.
-Şile’nin tanıtımı için broşürün olmaması
-Mezbahanın ihmal edilmesi
- Gelenlerin otobüslerden şikâyet etmesi
-Bir misafir katılımcı, menülerde yemek isimlerinin
İng.Fr.Alm.ca da yazılmasını önerir.
-Sanayi sitesi ve barınak üzerine görüşülür.
-Maşatlıkta bir tesis yapılması tartışılır.
-Bakanlık sözcüsü, Şile’ye Eşref Bey’in davetiyle geldiğini
belirterek, henüz bakanlığın yaşının küçük olduğunu, 1963’de kurulduğunu
belirtir. Betonarme yerine kır evine gidin, konfor şehirlerde mevcut önerisinde
bulunur.
-Bakanlığın ciddi bir Şile tanıtım broşürü hazırlaması
gerektiği belirtilir
-Yapılan oylama sonunda, Sanayi sitesi, motel sitesi ve
terminal yapımı önerisi ittifakla kabul edilir.
BU YIL ŞİLE’YE İSTANBUL’LULARDAN DAHA ÇOK ANKARA’LILAR
İLTİFAT EDİYOR.
2 Ağustos 1969 Milliyet
TARİHİ isimleri Philee, Artane veya Kilia... Biz buna tutup
Şile demişiz. Karadeniz'in İstanbul'a yakın en güzel plaj kasabası. 2 bin 800
nüfuslu. Buraya İstanbulludan çok Ankaralılar ve civar illerdeki vatandaşlar
akın ediyor. Pudra gibi bir kumu var. Sahilleri göz alabildiğine plaj. Turistik
tesisler her gün biraz daha gelişiyor Polonezköy'den sonra evlerde
pansiyonculuğu ilk geliştiren kasaba da burası. Her taraf tertemiz gıcır gıcır.
Şile'nin gönüllü Turizm Ajanı da sanatçı İsmet Ay. Buranın kalkınması,
tanıtılması için canını dişine takmış. Bu yüzden de Turizm Bakanlığı kendisini
bir takdirname ile taltif etmiş.
Yerli ve yabancı turistler burada kendilerini adeta evde
hissediyorlar. Mayolarla, bikinilerle çarşıya pazara çıkan genç ve güze
kadınlara kimse başını çevirip bakmıyor bile Her adım başında bir otel ilanı,
her köşe başında kızarmış pilice davet eden levhalar. Şile bilgili bir turizm
programı içinde Saint Tropez. Porto Fino, Saint Raphael, San Remo, Juan les
Pins, Majorca ve Minorca gibi Akdeniz'de ün yapmış tatil köylerini gölgede
bırakır da öte yana geçer. Ama nerede o bizde planlı, programlı çalışmalar?”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder