4 Haziran 2026 Perşembe

1960'lar Şile II

Nermin Abadan’ın Şile izlenimleri, 1940 ve 1950’lerin anlatılarından çok da farklı değildir. Şile daha hareketlidir, daha çok tanınıyordur, konaklama olanakları artmıştır, ancak temel yapısı değişmemiştir.


 NERMİN ABADAN’IN ŞİLE İZLENİMLERİ

23 Temmuz 1966 Milliyet

“Şile'nin göze çarpan özelliklerden biri de bütün evlerin tertemiz olup, hepsinin bir, ya da iki odasını turistlere kiralamalarıdır. Akşam üzeri patika ve sokaklarını dolaşanlar, denize karşı açık tepeciklerde çalışkan kadın ve kızlarının Şile bezlerini «Sarmaşık», «Sevdim seni» gibi sevimli isimlerle adlandırdıkları nakışlarla süslediklerini görebilirler. En boğucu günlerde bile Şile'de daima serin bir meltemin estiği bu kasabacıkta nerede mi denize girilir? Günün saati, güneşin ve denizin dalga durumuna göre istediğiniz herhangi bir noktadan.

 «Kızlar Hamamı»

 Fakat bütün bu imkânlar ortasında herkesi sabahtan akşama kadar kendine doğru çeken, yüzmek, dinlenmek, tırmanmak için bulunmaz bir mihrak teşkil eden yer hiç şüphesiz «Kızlar hamamı denilen mevkiin önündeki adalar kümesidir. Bunların en büyüğünün tepesinde Cenevizli'lerden kalma haşmetli bir kale kalıntısı tarihi bir katkı ile Şile'nin siluetini çizmektedir.

 Tanrının elile bu zaptedilmez vahşi Karadeniz'in kıyılarına doğru fırlatılan dört büyük ve bir düzineyi aşan irili ufaklı küçük kaya adacıklarının teşkil ettikleri bu küme, gerçekten eşine nadir rastlanan romantik bir görünüşe sahiptir. Yekpare kayalardan müteşekkil bu adaların büyüklerinin alt kısımları esrarlı, zümrüt yeşilli mağaralarla süslü dür. Adaların büyüğü ve küçükleri arasında serpili duran kayacıklar ise kesiť gezilerine meraklı olanlarına yararlı tutanak noktaları sağlamaktadır. Son yıllarda sayısı artan denizaltı avcıları ise en fırtınalı havada bile sakin bir göl manzarasını veren bu adalar arasında yengeç ve balık avlamaktadırlar.

 Rıhtım Derdi

 Ne çare ki Türkiye'nin diğer turistik merkezlerine ârız olan kötü kader Şile'nin de kapısını çalmaktadır. İki bine yakın balıkçının Eylül ve Ekim aylarında toplanmakta oldukları Şile ve Ağva'da kıyı kurtarma ekiplerden başka sığınma tesislerinin bulunmaması sebebile, buralarda her yıl âni bir hava patlaması halinde motor ve tekneler bat-makta, denize lüzumsuz yere kurbanlar adanmaktadır. İşte bu elim olayların tekrarlanmaması için aslında çok haklı bir istek olarak ortaya çıkan balıkçı barınağı, acil bir müdahale yapılmazsa, Şile'nin en güzel ve çekici yönlerini bir daha geri gelmemek üzere yok etmek üzeredir.



 Zira balıkçılığı koruma ve geliştirme amacı ile yapılması kararlaştırılan bu barınağın inşası, Şile'nin en şirin noktası sayılan «Kızlar hamamı yerindeki kumsalın toprak ve taşla doldurulmasını, oradan kocaman bir rıhtımın inşasını öngörmektedir. Geçen yıl Turizm Bakanlığı uzmanlarının haklı karşı koуmаlarına rağmen, Bayındırlık Bakanlığının ısrarı üzerine inşası kararlaştırılan bu barınağın malivetı 13 milyon TL. olarak hesaplanmıştır. Barınak bugünkü planlara uygun olarak gerçekleştirildiği takdirde bu tabii güzellik, sistematik bir emekle yok edilecektir.”





 ŞİLE SORUNLARI GÜNDEMLİ BİR TOPLANTI

O dönemde Şile’nin sorunları yerelde de tartışılmaktadır. Elimizde 7.8.1967 tarihli toplantı tutanağı var. Katılımcı profili oldukça dikkat çekici. Turizm Derneği organizasyonu olan bu toplantıya; Kaymakam, Belediye Başkanı, Turizm Derneği Başkanı Dündar Berksan, Ahmet Remzi Acar, Eşref Kolçak, Bnb. Osman Çakmur (12 Eylül sonrası Şile Belediye Başkanı) Yzb. Necmi Çetin, Turizm Bakanlığı temsilcisi, bir mimar katılır.

 Katılımcıların önerileri ve görüşleri o dönemdeki sorunları ve çözüm önerilerini yansıtır.

 -Sahil kasabası olan Şile’de turistik tesis yapalım derken, özgün kimliğini bozmamak gerekir.

-Gelen yolcu otobüslerinin Balibey’e de uğraması

-Plajdaki gazinoların tarifelere uymaması. Şile’ye 14 yıldır geldiğini ifade eder. (Eşref Kolçak)

-Belediye Bşk. nı fiyat artışını engellediklerini ve kontrolların yapıldığını belirtir.

-Şile’nin tanıtımı için broşürün olmaması

-Mezbahanın ihmal edilmesi

- Gelenlerin otobüslerden şikâyet etmesi

-Bir misafir katılımcı, menülerde yemek isimlerinin İng.Fr.Alm.ca da yazılmasını önerir.

-Sanayi sitesi ve barınak üzerine görüşülür.

-Maşatlıkta bir tesis yapılması tartışılır.

-Bakanlık sözcüsü, Şile’ye Eşref Bey’in davetiyle geldiğini belirterek, henüz bakanlığın yaşının küçük olduğunu, 1963’de kurulduğunu belirtir. Betonarme yerine kır evine gidin, konfor şehirlerde mevcut önerisinde bulunur.

-Bakanlığın ciddi bir Şile tanıtım broşürü hazırlaması gerektiği belirtilir

-Yapılan oylama sonunda, Sanayi sitesi, motel sitesi ve terminal yapımı önerisi ittifakla kabul edilir.



 BU YIL ŞİLE’YE İSTANBUL’LULARDAN DAHA ÇOK ANKARA’LILAR İLTİFAT EDİYOR.

 2 Ağustos 1969 Milliyet

 TARİHİ isimleri Philee, Artane veya Kilia... Biz buna tutup Şile demişiz. Karadeniz'in İstanbul'a yakın en güzel plaj kasabası. 2 bin 800 nüfuslu. Buraya İstanbulludan çok Ankaralılar ve civar illerdeki vatandaşlar akın ediyor. Pudra gibi bir kumu var. Sahilleri göz alabildiğine plaj. Turistik tesisler her gün biraz daha gelişiyor Polonezköy'den sonra evlerde pansiyonculuğu ilk geliştiren kasaba da burası. Her taraf tertemiz gıcır gıcır. Şile'nin gönüllü Turizm Ajanı da sanatçı İsmet Ay. Buranın kalkınması, tanıtılması için canını dişine takmış. Bu yüzden de Turizm Bakanlığı kendisini bir takdirname ile taltif etmiş.

 Yerli ve yabancı turistler burada kendilerini adeta evde hissediyorlar. Mayolarla, bikinilerle çarşıya pazara çıkan genç ve güze kadınlara kimse başını çevirip bakmıyor bile Her adım başında bir otel ilanı, her köşe başında kızarmış pilice davet eden levhalar. Şile bilgili bir turizm programı içinde Saint Tropez. Porto Fino, Saint Raphael, San Remo, Juan les Pins, Majorca ve Minorca gibi Akdeniz'de ün yapmış tatil köylerini gölgede bırakır da öte yana geçer. Ama nerede o bizde planlı, programlı çalışmalar?”

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder