İsmet Ay

Şile’nin o dönem sanatçılar arasında bu kadar popüler olmasında İsmet Ay’ın büyük rolü vardır. Kendisiyle yapılan söyleşide, Yaşar Kemal, Sait Faik dahil birçok ünlüyü Şile’ye getirdiğinde söz eder. Gelenler arasında Cahide Irgat ve Cahide Songu da vardır.  Aynı söyleşide, Bodrum modası çıkınca Şile’nin boşaldığından bahisle, mevsimin kısa olmasının da ünlülerin gidişinde etkisi olduğunu söyler.

İsmet Ay, 1924 yılında Şile'de doğmuştur. Babası Tahlisiye’de görev yapıyordu; annesi ise onun bir subay olmasını çok istiyordu. Sanatçı, ilkokul eğitimini Şile’de tamamlamış, daha sonra ortaokulu Üsküdar’da bitirmiş, bir öğretmeninin yönlendirmesiyle tiyatroya ilgi duymaya başlamıştır.



Eğitim ve Kariyer Başlangıcı:

1940-1941 yıllarında Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nü kazanarak burada üç yıl eğitim görmüştür. İsmet Ay, sınavı kazandığı haberini Üsküdar’da teyzesinin yanındayken radyodan öğrenmiştir. O sırada babası da yanındadır ve İsmet Ay babasına kahve ikram ederken radyoda "yatılı okulları kazananlar" anons edilmeye başlanır. Kendi ismini (radyoda Hikmet Ay olarak telaffuz edilmiştir) duyunca yaşadığı şaşkınlıkla elindeki tepsi yere düşer.

Babanın İlk Tepkisi: İsmet Ay’ın babası, oğlunun ismini radyoda duyunca büyük bir şaşkınlık yaşamıştır. Aslında babası, oğlunun konservatuvarın yakınından bile geçmesini istemeyen, orayı bir "zindan" gibi gören biridir. Haberi aldıktan kısa bir süre sonra Şile’ye geri dönmüş ve İsmet Ay’ı teyzesinin yanında bırakmıştır.

Uzun Süreli Küslük: İsmet Ay, babasının o an "inanılmaz bir tepki" gösterdiğini ve kendisiyle bir müddet hiç konuşmadığını belirtir. Radyo piyeslerinde oğlunun sesini duyunca daha sonra ilişkiler düzelir.



Ankara’daki eğitimini yarıda bırakarak İstanbul’a gelmiş ve İstanbul Şehir Tiyatroları'na girmiştir. Aynı dönemde İstanbul Konservatuvarı'nın tiyatro bölümünde de eğitimine devam etmiştir.

Henüz öğrenciyken, İkinci Dünya Savaşı yıllarının zorlu şartlarında, 1941-1942 yıllarında sahnelenen Antigone oyununda "haberci" rolüyle sahneye çıkmıştır. Savaş nedeniyle karartma uygulandığı için bu oyun, taksi ışıklarının aydınlattığı bir bahçede oynanmıştır.

1945 yılında askere giderek üç yıl boyunca Samsun'da askerlik yapmış, burada da tiyatro oyunları sahnelemeye devam etmiştir.

Sanat Hayatı ve Başarıları:

Askerlik dönüşü tekrar Şehir Tiyatroları'na katılmış ve 1985 yılındaki emekliliğine kadar burada aralıksız çalışmıştır. İlk piyesi “sokakta” da oynamıştır.

Sinemaya Cahide Sonku ile adım atmış, Zeki Müren'in de rol aldığı Beklenen Şarkı ve İnleyen Nağmeler gibi filmlerde oynamıştır.

"Topal Balıkçı" rolüyle ve Bozuk Düzen oyunundaki başarısıyla çeşitli ödüller kazanmıştır.

Televizyon izleyicileri tarafından özellikle "Tatlı Kaçıklar" dizisindeki Rafet karakteri ve "Süper Baba" dizisindeki rolleriyle tanınmış ve sevilmiştir.

Kültür Bakanlığı ödülleri ve "Devlet Sanatçısı" unvanına sahip olan sanatçı, sanatın eğitimle yapılması gerektiğini her fırsatta vurgulamıştır.

Kişisel Hayatı ve Şile Tutkusu:

İsmet Ay, mesleğine ve arkadaşlarına olan düşkünlüğü ile "kıskanç" yapısı nedeniyle hiç evlenmemiştir.

Hayatının büyük bir kısmını doğup büyüdüğü Şile’de geçirmeyi tercih etmiş; Sait Faik, Yaşar Kemal ve Zeki Müren gibi pek çok sanatçı dostunun Şile'yi  sevmesine ön ayak olmuştur.



ZEKİ MÜREN İLE DOSTLUĞU

İsmet Ay ile Zeki Müren arasındaki dostluk, hem profesyonel iş birliğine hem de derin kişisel anılara dayanan, zaman zaman kırgınlıkların da yaşandığı uzun bir geçmişe sahiptir.

Sinema Kariyerine Birlikte Başlamaları İsmet Ay, sinema dünyasına Zeki Müren’in de rol aldığı filmlerle adım atmıştır. Sanatçı, Zeki Müren ile birlikte "Beklenen Şarkı" ve "İnleyen Nağmeler" gibi filmlerde rol almıştır. Özellikle "Beklenen Şarkı" filminde bir konservatuvar öğrencisini canlandırarak beyaz perdeye ilk adımını atmıştır.

Şile Tutkusu ve Bodrum Meselesi

İsmet Ay, Şile'yi çok sevdiği için Zeki Müren'in de oraya yerleşmesi için çok çaba sarf etmiştir. Zeki Müren bir dönem Şile'ye yerleşmeye oldukça niyetliydi ve sık sık oraya geliyordu; hatta İsmet Ay ona ev alması konusunda yardımcı olacağını da belirtmişti. Ancak daha sonra "Bodrum modası" çıkınca Zeki Müren Bodrum’a yönelmiş, bu durum İsmet Ay’ı biraz hayal kırıklığına uğratmıştır. Zeki Müren, Bodrum'un çok kalabalıklaşmasından sonra İsmet Ay'a, Bodrum'a gitmekle hata yaptığını ve oradaki yoğunluktan korktuğunu da itiraf etmiştir.

Müzikal Eleştiriler ve "Yanlış Yaptım" İtirafı

İsmet Ay, dostu Zeki Müren’in müzikal çizgisini değiştirmesini eleştirmiş; ona klasik Türk müziğine sadık kalmasını ve bir vakıf kurmasını tavsiye etmiştir. Zeki Müren’in arabesk ve fantezi müziğe yönelmesini "korkunç kötü" olarak nitelendiren İsmet Ay, bir akşam Boğaz'da yemek yerken Zeki Müren'in kendisine bu konuda "Galiba ben yanlış yaptım" diyerek bir nevi günah çıkardığını anlatmıştır.

İsmet Ay, Şile’de yazarlar ve çizerler olarak adlandırdığı geniş çevresiyle bir araya gelirdi. Sait Faik ve Yaşar Kemal gibi isimleri Şile’ye bizzat kendisinin getirdiğini belirten sanatçı, bu dostlarıyla birlikte, samimi bir sosyal ortam oluşturmuştu.

Bu grubun Şile’deki en temel uğrak noktası ve buluşma yeri, İsmet Ay’ın kardeşinin (Hikmet Ay) işlettiği "Artistler Kahvesi" idi. Yaşar Kemal’den Sait Faik’e, Cahide Sonku’dan Zeki Müren’e kadar pek çok sanatçı ve edebiyatçı bu kahvede toplanır, vakit geçirir ve sohbet ederlerdi. İsmet Ay, o dönemlerde Şile’nin bu sanatçı dostları için bir nevi sığınak ve huzurlu bir muhit haline gelmesine ön ayak olmuştur.

Bu bilgiler “Renkli Hayatlar” Ömer Balıksırtı, 2019,  İsmet Ay (Pırıltı TV) belgeselinden derlenmiştir.

TİYATRO DÜNYASINDAN

Hazırlayan Melih Vassaf, 11 Eylül 1965 Ses

Bir tiyatro sanatkârı için, Ankara' dan bir davet almak, gerçekten önemli bir şey... Ankara'ya gidecek, orada bir eserde, kendine verilen rolün provalarını yapacak, eseri oynayacak ve İstanbul’da mensup olduğu tiyatronun şanını başkente kadar götürecek... İstanbul’dan bu mutlu sanatçı kim dersiniz? Şehir Tiyatrosu aktörlerinden İsmet Ay. Geçen sezon oynanan «Bozuk Düzen» piyesinin çok beğenilen ve İlhan İskender Armağanı'na aday gösterilen bu oyuncusu şimdi tatlı bir telâş içinde...



«Allah kolaylık versin İsmet Bey,» diyorum. «Ankara yolculuğu varmış bu günlerde... Nasıl oldu bu iş?...»

«Biliyorsunuz, geçen yıl 'Bozuk Düzen' oyunu sahneye konacağı zaman Muhsin Bey, piyesin yazarı Güner Sümer'i, eserini sahneye koyması için Ankara'dan davet etmişti. Sümer, İstanbul' da uzun süre kaldı, piyesini sahneye koydu, ilk gecesinde bulundu ve Ankara' ya, döndü. Sonra arada sırada geldi ve oyununu seyretti. Beni beğenmiş olacak ki, bu yıl 'Bozuk Düzen' i Ankara'da kendi tiyatrosunda sahneye koymaya karar verdiği zaman, aynı rolü oynamam için beni davet etti. Sonra gene İstanbul’a, Şehir Tiyatrosu'na döneceğim.>

 <Bu eserdeki rolünüzü seviyor musunuz?>

 <Hem de nasıl?... Her akşam tesiri altında kalıyordum oynarken...>

 <<Haldun Dormen, piyesi filim haline getirirken bu rolü sizin oynayacağınızı sanıyorduk, sonra Müşfik Kenter'e verdi. Buna üzüldünüz mü?»

 <<Katiyen!... Haldun çok sevdiğim bir arkadaşımdır. 'Bozuk Düzen' i beyaz perdeye almak istediği zaman, sinemada tanınan isimlerin olmasını ben de onunla birlikte istemiştim. Hatta önce Sadri Alışık'ın üzerinde durmuştuk. Alışık'ın çok işi varmış, sonradan bu rolün, Müşfik Kenter'e verilmesi kararlaştırıldı.>>>

 «Bu sezon başka neler oynadınız?>> «Biliyorsunuz, ilk olarak 'Dolap Beygirinde oynamıştım. Sonra 'Bozuk Düzen'... Bu oyunu mevsimin sonuna kadar götürdük. Yaz sezonunda da 'Coriolanus' da figürasyona çıktım... Muhsin Bey 'Hamlet' te rol vermemişti, Ankara'daki oyundan önce Şile'de istirahat etmemi istemişti. Ama bir gece 'Hamlet' te mezarcı rolünü oynayan Fadıl Garan hastalanınca birden onun rolüne çıktım ve sonuna kadar oynadım.>>

 Değerli oyuncuya iyi yolculuklar ve başkentte başarılar dileyelim.”


ŞİLE SEVGİSİ

10Temmuz 1988

Milliyet Aktüalite

"Sanatçı olmak başka, turist olmak başka. Şile bu konuda biraz kaybetti. Şile'ye turist olarak gelenlerin sanıyorum pek büyük bir katkısı olmadı.

"Pansiyonculuğu evlere ben aşıladım. O zaman iki buçuk liraya bir yataktı. Sanatçı olarak Şile'de doğduğum için doğasını, güneşini, insanını sevmekte hâlâ çok ısrar ediyorum. Sanatçı olarak Nuri İyem de Şile'de oturuyor. Şile için büyük kazanç tabii o, eğer farkındaysalar... Şile böyle bir değerin farkında değil, çünkü resmi bilmiyorlar."

Bülent Berksan anlatıyor: İsmet Ay Şile sevdalısıydı. Şile’nin en güzel zamanlarını biliyordu ve gözünün önündeki değişim onu son derece üzüyordu. Şile’nin seçkin bir turizm kasabası olarak kalmasını istiyordu, bu bağlamda sürece çok eleştirel bakardı. Geniş bir kültürü vardı. Bir defasında Kant’ın “Ebedi Barış Üzerine Felsefi Bir Tasarı” adlı yapıtından esinli dünya barışı üstüne sohbetine tanık olmuştum. Doğrusu konunun o zaman içeriğine tam hâkim değildim.


SAHNE ALDIĞI TİYATRO OYUNLARINDAN BAZILARI:

"Bozuk Düzen", "Tartuffe", "Kuşlar", "Vişne Bahçesi", "Yalancı", "Bir Tutkunun Yüzyılı", "Vanya Dayı"

ROL ALDIĞI DİZİ VE FİLMLERDEN BAZILARI:

"İnleyen Nağmeler", "Renkli Dünya", "Talihli Amele", "Kaşık Düşmanı", "Asılacak Kadın", "Hoşgeldin Ramazan", "Afife Jale", "Seni Seviyorum Rosa", "Süper Baba", "Kaçıklık Diploması", "Cumhuriyet", "Tatlı Kaçıklar", "Baba Evi", "Abdülhamit Düşerken", "Benimle Evlenir misin", "Kara Kentin Çocukları", "Can Yoldaşı"


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder