Daha önce Boğaz savunmasında Şile bölgesinin önemine değinmiştik.
🔎İstanbul ve Boğazın Savunulması ve Şile
Osmanlı Devleti, I.Dünya Savaşı’na Almanya’nın yanında ve
Rusya’nın da içinde olduğu İtilaf kuvvetlerine karşı savaşa girince, Boğazlar
kapatılmış oldu.
Savaş sırasında Rusya’yı savaşta tutmak için İngiliz ve Fransızlar, Ruslarla gizli bir antlaşma yaptılar. Bu antlaşmaya göre İstanbul ve Boğazlar bölgesi Rusya’ya vadedilmişti. Çanakkale'de başarısız olan İtilaf Devletleri'nin boğazlar yoluyla Rusya ile irtibat kurması mümkün olmadı.
Rusya İstanbul ve boğazı ele geçirmek için ciddi planlar yaptı. Coğrafi konumu nedeniyle Şile bölgesi bir kez daha bu planlarda yer aldı.
Savaşın başlangıcında, 1905 Rus Japon harbinde büyük kayıp yaşayan Rus donanması yeterince güçlü değildi. Bir kara çıkarmasını destekleyecek araçlar da henüz geliştirilememişti. Ayrıca Yavuz ve Midilli’nin varlığı da Karadeniz'de Rus donanmasının etkinliğini etkiliyordu.
İngiltere’nin Türk Boğazlarına harekât için hazırlandığı haberi, Boğazlar konusunda Rusya’yı tedirgin etti.
|
İstanbul ve Boğazların Rusya’ya ait olduğunu kabul eden
antlaşma. 6 ve 8 Mart 1915’te İngiltere ve Fransa elçileri
Boğazlarda bir talepleri olmadığını, İngiltere’nin savaş sonunda Boğazlarda
kalmayacağını, Fransa’nın da Boğazlar ve çevresinin Rusya’ya ait olduğunu
tanıdığını kabul ettiler. İngiltere’nin Petrograd Elçisi G. Buchnan’a İngiltere dışişlerinden anlaşma için emir aldı. Burada Rusya’nın Boğazları almasına karşılık İran’ın tarafsız bölgesinin İngiltere nüfuz alanı kabul edilmesi istendi. 12 Mart’ta İngiltere, Boğazlar ve İstanbul’a ait Rus taleplerini kabul ettiğini Petrograd’daki elçiliği aracılığıyla Sazonov’a bildirdi. Ancak Fransa hâlâ Rusya’nın isteklerini onaylamakta ağırdan alıyordu. Bu tavra Rusya silahlı kuvvetlerinin içinden de eleştiriler geldi. 3 Nisan 1915’te Karargâh Komutanı Yanuşkeviç, Sazonov’a yazdığı yazıda, Fransa’nın durumunu kolaylaştırmak için Rusya’nın doğu cephesinde büyük kayıplar verdiğini, hali hazırda 50 Alman ve 46 Avusturya tümeniyle savaşıldığını ve Kafkasya Cephesi’nde de Türk ordusu ile mücadele edildiğini hatırlattı. Nihayet 10 Nisan 1915’te Fransa, Boğazlar konusunda İngiltere ile benzer bir kararı kabul etti. (2) |
“Ancak düşmanın kruvazörlerinin hızı neredeyse iki kat daha
fazla olduğundan, Karadeniz Filosu ne kadar uğraşsa da onlara karşı doğrudan
bir saldırı düzenleyemezdi; bu baskınlar ancak üslerinin bulunduğu Boğaz'ın
sıkı bir şekilde abluka altına alınmasıyla veya daha da iyisi Boğaz'ın ele
geçirilmesiyle engellenebilirdi.
1915 yılı boyunca Karadeniz Filosu, Alman kruvazörlerini ele geçirmek amacıyla defalarca denize açıldı, ancak bu hiçbir zaman başarılı olamadı; ya da Türk kıyılarına, özellikle de Türk filosunun ve İstanbul'un kömür tedarikinin sağlandığı Zenguldak'taki kömür madenlerine saldırmak amacıyla seferler düzenledi.
“29 Temmuz 1915 tarihli bombardımanda, Şile Kaymakamı
ve Liman Dairesi'nin hazırladığı hasar tespit raporuna göre; Şile kazasında 17
hane, 9 kahve, 12 mağaza (üçü balık, biri kayık mağazası) 3 rokethane ve birer
adet liman dairesi, mescit, gazino, fabrika ve samanlık isabet alan binalar
arasında yer almaktadır. Buradaki toplam hasar 6900 kuruştur.
Rus harp gemileri tarafından düzenlenen bu bombardımanda Şile merkezinde kamuya ve şahsa ait binalar hedef seçilmiştir. Askeri binalar arasında bulunan Şile Mevki'i, Merkez Adası ve Yunuslu Rokethaneleri de isabet almıştır. Rokethaneler tamamen tahrip olmuştur.
"Şile artık sürekli tehdit altındaydı. Liman ve müstahkem mevkiler düşman gemileri tarafından bombardıman edilmişti. Mukabele de görmüştü ama fırsat buldukça bu ihtimal her daim olacaktı. Müstahkem mevkiler ile liman arasında bulunan kasaba ve özellikle hükumet dairesiyle telgrafhane en önemli potansiyel hedefler arasındaydı. "Hükumet ve cihet-i askeriyece mani ve mahzur görülmediği takdirce" her ihtimale karşı hükumet binası ile telgrafhanenin geçici olarak Rumlarla meskun Yeniköy'de, resmi daireleri barındırabilecek kapasiteye sahip bina ya da binalara ve ahaliden de arzu edenlerin ailelerinin kasabayı terkle civar mahallere gitmelerine izin verilmesi, 1915 senesi Temmuz ayı sonu itibariyle Şile Kaymakamlığınca talep edilmekteydi. Ancak bu talep Dahiliye Nezareti'nce olumlu karşılanmamış, bununla beraber -çok gerekirse- telgrafhanenin taşınabileceği bildirilmişti." (2)
Rus filosu, 14 Mayıs, 12 Temmuz, 29 Temmuz, 3 ve 4 Ağustos tarihlerinde tekrarladığı bombardımanlarda Karadeniz-İstanbul arasındaki nakliyatı gerçekleştiren ticaret gemilerine zarar vermiştir. Değişik cinsteki gemileri batırmış, mürettebatına ve yüklerine el koymuştur. Şile Limanı'na bağlı olarak ticaret yapan, 46 gemi çeşitli tarihlerde Rus Donanmasının taarruzuna uğramıştır. Bu gemilerin toplam zararı 801.000 kuruştur. Gemilerle ilgili Şile Liman Dairesi ve mahalli idaresince hazırlanan hasar cetveli ek kısmında yer almaktadır.” (1)
"4 Temmuz 1915 tarihli Şile Kaymakamlığından İstanbul Valiliğine gönderlen anlık telgraflarda da 3 Rus gemisinin sabahın 5'nde gelerek müstahkem mevkilerion beş dakika boyunca bombaladığı, bilahare Kabakoz, Akçakese ve Ağva taraflarına giderek iskelelerdeki bir çok kayık ve mağazayıbombardımanla tahrip ettiği, yapılan karşı atışlarla bir düşman torpido gemisine hasar verdiği bilfdiriliyordu" (2)
Rus işgal planı
Çanakkale harekâtı başarısız oldu. Rus bombardımanı da bu harekâtı desteklemekten öteye gidemedi. Boğazı Karadeniz tarafından aşmak için Ruslar tekrar işgal planlarını gözden geçirmeye karar verdiler.
“İmparator onların önerisini dikkate alarak, 28 Haziran
1916’da Karadeniz donanması komutanlığına aynı gün “vitse admiral” unvanını
alan Aleksandr Vasileviç Kolçak’ı atadı.
Amiral Aleksandr Vasileviç Kolçak Donanma Komutanlığı’na getirilmesinden sonra Eylül 1916’da Boğaz Harekâtı yapmak için Başkomutanlık’tan askerî kuvvet talebinde bulundu.
Kolçak’ın Boğaz’a harekât planını ise şu şekilde hazırlandı:
1-✔ Osmanlı-Alman donanmasının vaktinde toplanmasını
engelleyecek şekilde onlara yakın yerleri mayınla döşenecektir.
✔ ✔ Mümkün olduğunca mayınlar, Boğaz kıyılarına yakın olacak; Boğaz kıyısından istihkâmların kolay bombalanabilmesi için hiçbir şekilde kıyıdan beş mil uzaklıkta olmayacaktır.
3- ✔ Karadeniz donanmasının bir kısmı devamlı Boğaz çıkışını denetleyecektir.
4- ✔ Karadeniz kıyılarına askerler çıkarılacak ve Boğaz istihkâmları karadan ele geçirilecek, daha sonra da donanma Karadeniz’den giriş yapacaktır. Bundan sonra mayınların temizlenmesi kolay şekilde gerçekleştirilecektir.
Boğazlara harekâtı desteklemek için 1916 sonbaharında imparator emriyle Sivastopol’de Özel Çıkarma Tümeni (Amfibi Tümeni) oluşturuldu. İmparator, bu tümenin oluşturulması için ordunun tüm kısımlarından yetenekli ve öne çıkan askerlerin alınmasını emretti.” (3)
Çar, 1917 baharında Karadeniz birliklerinin harekat için hazır
olmasını istedi. 1917 Mart ayında başlayan siyasi karışıklıklar, sonunda Rusya’da
Çarlığın yıkılması ile sonuçlandı. Karadeniz harekâtı gerçekleşmedi. Böylece
Şile’nin de içinde olduğu boğaz doğusundaki plajlardan yapılacak çıkarma, planlama aşamasında kaldı.
Kaynak:
(1(1)Mustafa Selçuk, Rus Donanmasının İstanbul Önündeki Faaliyetleri, (1915), Tarih Dergisi Sayı 47, 2009, Milli Savunma Üniversitesi Fatih Harp Tarihi Araştırmaları Enstitüsü
(2 (2) Şile'nin Kurtuluşu, Birinci Dünya Harbi ve Mütareke Döneminde Şile, Mümin Yıldıztaş, Şile Belediyesi Yayınları, 2017
(3)Birinci Dünya
Savaşı’nda Rusya’nın Boğazları Ele Geçirme Planları, Hayri Çapraz, Çarlık Rusya’sı
Ve Boğazlar Harp Tarihi Çalıştayı Bildirileri 12 Haziran 2019,





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder