Şile'de Elektrik

Şile’nin eski kuşakları bilir. Elektrik belli bir saatten sonra kesilirdi. Şile dizel motorların susmasıyla sessizliğe bürünürdü. Evlerimizde mum, lüks ve idare lambaları hazır tutulurdu. 1968 yılından itibaren kesintisiz elektrik dönemi başladı.

Bu süreç sadece teknik bir altyapı çalışması değil, aynı zamanda Türkiye'nin sosyal dokusunu da değiştirdi. Elektriğin kasabalara girmesiyle birlikte radyo, ardından televizyon ve beyaz eşyalar toplumsal yaşamın "yeni normali" haline gelerek sözünü ettiğimiz Zeitgeist'ı (zamanın ruhunu) kökten değiştirdi.

“Şile’de Elektrik Işığı

…Ömerli’den sonra şose, Şile deresini takip ediyor. Arazi sürülmüş ve ekilmiş tarlalar, ağaçlar ve ormanlar ile kaplı idi.

Otobüs zorlanarak bir yokuş çıktıktan sonra Karadeniz ve aşağıda Şile göründü. Saat 18 de büyük bir halk kütlesi ile beraber kasabanın kaymakamı, Belediye Reisi, Adliye ve Maarif uzuvları, gidenleri karşıladı.

Hava kararmaya başlamıştı. Elektrik merkezinin kapısında pırıl pırıl lambalar yanıyordu. Muhiddin Bey Kaymakamın nutkuna mukabele ederek, basit vesait ile bu işi temine muvaffak olduklarından dolayı tebrik etti. Küşat yapıldı.

Şilenin elektrik tenviratının bir tarihçesi vardır. Ömerli nahiyesinden Mehmet Efendi elektriğe, makineye meraklı bir adamdır. Ziraatle meşguldür. Bir otomobili vardır ve bunu ziraat işlerinde kullanır. Büyükadada büyük bir Fransız dinamosunun satıldığını haber aldı. Satın aldı. Lokomobil ile birlikte Şileye geldi. Lokomobil dinamoyu tahrik etti ve bu suretle elektrik istihsal edildi. Lokomobilerin masrafını sordum:

"Günde üç liralık odun yakıyorum, dedi. Cereyan muntazamdı. İlk Konya, Bursa, Ankara cereyanlarında olduğu gibi yanıp söner vaziyetleri yoktu. 400 hanelik kasabanın şimdiden 100 hanesi abone olmuştur. Sokaklara 25 lâmba takılmıştır. Her sene 5 lamba daha ilavesi şarttır. Belediye senelik tenviriye masrafı olan (500) lirayı Ömerlili Mehmet Efendi’ye veriyordu.

Halil Lütfi, 10 Haziran 1932

Evet Şilemiz 1932 yılında aydınlığa kavuşur. Hem de bir girişimcinin gayreti ile. Devam edelim.

 “Sonra, yüksek bir sırt üzerinden ve harabeler arkasından kızıl güneşin Karadeniz’e gömülüşünü seyrettik.

Artık ortalık kararmıştı.. O köy akşamlarının hazin karartısı..

 Fakat bu esmer hüzün Şilenin son akşamıydı:

 Muhittin beyfendinin makasıyle kesilen bir kurdeladan sonra, Şile evlerinin pencereleri, bir mucizeyle açılan êmâ gözler gibi birdenbire parladı:

Şehre elektrik cereyanı verilmişti…”

Yusuf Ziya, 9 Haziran 1932

 “Kasabada elektrik var. Motoru odunla işlemektedir. Kilovatını, belediye, halka 22 kuruştan satıyor ve böylelikle ayda 80 lira kadar kendine bir irad temin ediyormuş. Topu 5,000 liralık bir senevi bütçe ile bu işi başaran bir belediyeyi nasıl tebrik etmezsiniz? Hususile görürseniz ki, bütün beledi vezaif hakkile görülmekte, sokaklar temiz tutulmakta, evler, oteller, gazino, dükkânlar nezafet, intizam ve ucuzluk hususunda, her yere kıyasen üstündür.”  Ercümend Ekrem Talu, 5 Ağustos 1937

Yukarıdaki ilan yeni bir aşamaya geçildiğinin göstergesiydi. Mevcut odunlu sistem kömürle çalışan bir "lokomobil" ile değiştiriliyordu.

Şile'de Yapılan Elektrik Fabrikası Dün Açıldı

28 Temmuz 1940 Cumhuriyet

"Üç bin lira sarfile vücude getirilen tesisatın küşad resmi şehrimizden giden davetlilerin huzurile yapıldı

Şile kazasında tesis edilen elektrik fabrikasının küşad merasimi İstanbuldan davet edilen birçok zevatın huzurunda dün yapılmıştır. Davetliler arasında Beyoğlu, Kartal kaymakamlar ile vilayet nüfus, hukuk, İstanbul inhisar müdürleri bulunuyordu. Fabrikanın tesisi hakkında Şile kaymakamı İhsan bir nutuk söyliyerek şehrin yanıbaşında manzarasının güzelliğile maruf bulunan Şilenin elektriksiz kalması caiz olamıyacağı düşünülerek bir fabrika tesisi için faaliyete geçildiğini, fakat maddi imkânların müsaadesizliği yüzünden buna muvaffakiyet elvermediği, bu esnada bir Macar şirketinin Akşehirdeki bir çiftlik için getirttiği traktörlerin satılığa çıkarıldığı haber alınınca derhal teşebbüslere girişilerek 1500 lira gibi pek az bir paraya bunun tedarik ve diğer tesisat ile birlikte 2-3 bin lira sarfedilmek suretile Şileye güzel bir elektrik fabrikası temin edildiğini söylemiş, bu husustaki yardımlarından dolayı mahalli belediye azasına teşekkür ve Şilenin Cumhuriyet İdaresi zamanında kendi değerine layık inkişafına mazhar olacağı ümidini izhar etmiştir. -

Belediye meclisi namına verilen cevabi nutuktan sonra İstanbul Şehir Meclisinde Şile azası olarak bulunan Fuad Fazlı tarafından kordelå kesilmiş ve makine işlemeğe başlamıştır. Bundan sonra davetliler Şile plåj kazinosunda yemek yemişler ve dünyanın bellibaşlı deniz fenerlerinin en büyüklerinden biri olan Şile deniz feneri yanındaki otel kazinosunu da ziyaretten sonra İstanbula avdet etmişlerdir. "


31.5. 1949 tarihli ilan, Şile’nin elektrik tarihinde çok önemli bir teknolojik geçiş dönemini resmileştiriyor. 31 Mart 1949 tarihli bu ilanda satılan makine, o dönem kasabanın kalbi sayılan **"Lokomobil"**dir.

İşte satılan makine ve bu satışın Şile için anlamı hakkında detaylar:

İşte satılan makine ve bu satışın Şile için anlamı hakkında detaylar:

Satılan Makine: Hofherr-Schrantz - Clayton & Shuttleworth Lokomobil

İlanda adı geçen "HOFFERRS-CHRANTZOLAYTON - SHUTTLEWORTH" ibaresi, dönemin dünya çapındaki iki dev tarım ve makine devinin iş birliğini temsil eder:

  • Hofherr-Schrantz: Avusturya-Macaristan menşeli, özellikle Doğu Avrupa ve Balkanlar'da çok yaygın olan bir makine üreticisidir.
  • Clayton & Shuttleworth: İngiliz menşeli, buharlı makineler ve lokomobiller konusunda uzmanlaşmış bir markadır.
  • Makinenin Türü: Bu bir taşınabilir buharlı motordur. Kömür veya odun yakarak elde ettiği buhar gücüyle dev bir volan tekerleğini çevirir; bu tekerlek de bir kayış vasıtasıyla elektrik üreten dinamoyu tahrik eder.

Sistemin Çalışma Mantığı ve Görüntüdeki Detaylar

  • Buhar Kazanı: Makinenin gövdesini oluşturan yatay silindir, suyun ısıtılıp buhara dönüştürüldüğü kazandır.
  • Volan Tekerleği: Görüntüde yan tarafta bulunan büyük çelik tekerlek, lokomobilin ürettiği gücü dışarıya aktaran ana parçadır. Şile’deki sistemde bu tekerleğe dev bir kayış takılır ve bu kayış birkaç metre ilerideki dinamoyu (elektrik üreten parçayı) hızla çevirirdi.
  • Taşınabilirlik: Tekerlekli yapısı sayesinde bu makineler, öküzler veya traktörler yardımıyla çekilerek istenilen yere götürülebilirdi. Şile’deki makine, santral binası içinde sabitlenmiş olsa da bu "seyyar" tasarımından dolayı ilanda "faal ve mevcut" olduğu vurgulanmıştır.
  • Baca: Yakılan kömür veya odunun dumanını tahliye eden uzun baca, lokomobilin en karakteristik parçasıdır.

1940'larda Şile sokaklarında duyulan ritmik "çuf çuf" sesleri ve etrafa yayılan kömür kokusu, tam olarak bu devasa demir yığınından geliyordu. Bu makine, bugün artık yerini çok daha küçük ve sessiz dizel motorlara bırakmış olan bir sanayi mirasıdır.

 Satışın Düşündürdüğü Teknolojik Değişim

Bu ilan, Şile Elektrik Santralı'nda "Buhar Devri"nin kapandığını ve "Dizel Devri"nin tam anlamıyla başladığını gösterir.

  • Değer Artışı: 1940 yılında tüm fabrikanın 3.000 liraya mal olduğu düşünülürse, 1949 yılında sadece bu eski lokomobilin 5.000 lira muhammen bedelle (başlangıç fiyatıyla) satışa çıkarılması dikkat çekicidir. Bu, makinenin oldukça büyük, kapasiteli ve hala "faal" (çalışır durumda) olduğunu kanıtlar.
  • Modernizasyon: 1940'taki açılışta Macar traktörlerinden devşirilen makinelerin kullanıldığı belirtilmişti. 1949'daki bu satış, muhtemelen belediyenin daha yüksek kapasiteli, daha az yakıt tüketen ve bakımı daha kolay olan dizel jeneratörlere geçiş yaptığını, bu nedenle artık ihtiyaç duyulmayan emektar buharlı lokomobili elden çıkardığını gösterir.
  • Stratejik Hamle: İlanda makinenin "santralda mevcut ve faal" olduğu vurgulanarak, alıcıya işler durumda bir sanayi mirası sunulmaktadır.

Şile Belediyesi, 1949 yılında, Ömerli Mehmet Efendi'den beri kasabayı aydınlatan "buharlı güç" geleneğine resmen veda etmektedir.

 

Not: Not zamanın ruhunu bozmamak adına metinler düzeltilmemiştir 😊

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder