İstanbul ve boğaza yönelik Rus tehdidi, başkentin savunulması açısından her zaman gündemde olmuştur.
Yıldırım Bayezid İstanbul kuşatmasına giderken, cephe gerisinde sorun yaşamamak için Şile’nin ele geçirilmesini de planlamıştır.
"Boğaz savunmasının yeniden tanzim edilmesi, Rusya’nın bilhassa 18. yüzyıl başlarından itibaren Karadeniz’de gücünü günden güne arttırması ile bir zaruret halini aldı. Bilhassa 1768-1774 Osmanlı-Rus Savaşı neticesinde Kırım’ın elden çıkması, Rusya’nın Azak ve çevresine yerleşmesiyle Osmanlı başkenti, artık Boğaz yoluyla Karadeniz’den gelebilecek askerî tehditlere karşı açık hedef olmuştu” (1)
“1828-1829 Osmanlı Rus savaşında, Müstakil Kafkasya Kolordu Komutanı General İvan Fyodoroviç Paskeviç’in planına göre, Kars, Ahılkelek, Ahıska ve Ardahan’dan sonra bir sonraki hedef Erzurum’un alınmasıydı. Çünkü Doğu Anadolu’nun merkezi olan Erzurum ele geçirilirse Ruslar Anadolu’ya daha rahat girebilecekler ve böylece İstanbul’a kolayca ulaşabileceklerdi.
Paskeviç, Erzurum’u ele geçirdikten sonra Sivas’a varacak, buradan da Tokat yoluyla Samsun Limanı’na ulaşacaktı. Burada bekleyecek olan Rus donanması aracılığıyla birlikler İstanbul Boğazı’nın yakınındaki Şile’ye intikal ettirilecek ve böylece payitaht tehdit edilecekti.” (2)
1877-1878 Harbinde Rusların Yeşilköy’e kadar gelebilmeleri başkente yönelik tehdidi daha da ciddi boyuta getirdi. Bahri Siyah’ın (Karadeniz Boğazı) iki yakadan savunulması için önlemler alındı.
Biz burada konuyu Şile odaklı olarak sürdüreceğiz.
"Albay Sollogub, Albay Protopopov ve Kaptan Makarov tarafından yürütülen Boğaz keşif seferleri, Karadeniz’den karaya çıkarma yapmak için uygun bir koy bulunmadığını, ancak kumlu kıyıların buna müsait olduğunu gösterdi. Birliklerin karşılaşacağı engel sadece yoğun orman ve dağlık arazi idi121. Filonun muhtemel çıkarma alanlarından biri olarak Şile düşünülüyordu. Boğaz’ın Karadeniz kıyılarında olması mayın gemilerinin gizlenmesine olanak veriyordu." (3)
Süreç içinde Boğaz içinde yeni tabyalar yapıldı, eskileri gözden geçirildi. Ancak Anadolu yakasında, uygun çıkarma plajlarının varlığı nedeniyle ek çalışmalar yapıldı. Bunlar içinde en kayda değer olan ve Şile için de önem taşıyan Keçecizade İzzet Fuad Paşa’nın Padişah II.Abdülhamid’e sunduğu rapordur.
“Layihada İzzet Paşa, Rusların Anadolu Feneri’nden Şile’ye kadar olan saha içerisinde bir noktaya çıkarma yaptıkları takdirde nasıl karşı konulabileceğinin cevabını arar.
..
Keçeci-zâde İzzet Paşa, Beykoz’dan Şile Kasabası’na kadar Karadeniz sahillerini ve Şile’den İzmit Körfezi ile Üsküdar’a kadarki bütün araziyi keşf ve bu suretle bölgedeki yolları, kasabaları, köyleri, bunların birbirlerine olan mesafelerini, haiz oldukları ehemmiyeti, asker sevki için gerekli istatistikleri, İstanbul’un Anadolu yakasından müdafaası gerekli tabii ve fennî savunma hatlarını bizzat tespit ve tayin etmiştir.
Paşanın değerlendirmesiyle, Anadolu sahilinde Fener’den Şile Kasabası’na kadar asker çıkarmaya uygun olan kumluk sahiller, Fener ile Yun Burnu arasındaki Kabakoz Deresi ağzı; Yun Burnu ile Soğan Adası arasındaki kumsal ve dere ağızları; Soğan Adası’ndan Riva Deresi’ne kadarki diğer kumluk sahiller ve Klari Burnu; Adacıklar; İncirağzı; Karakiraz-Kurna; Tomalı; Alacalı ve Şile civarı kumsallarından ibarettir.
İkinci kısmı, Riva’dan Şile’ye kadarki bölgedir ki, burası da sahile asker çıkarmaya oldukça elverişli olup bir veya birkaç ordunun Üsküdar’a doğru hareket etmesine imkân tanır. Riva Köyü haricinde sahildeki kasaba ve köylerin büyük çoğunluğu ihracatını Üsküdar’a nakletmeye mecbur olduğundan sahili takip eden yolların tamamı Üsküdar’a ulaşır. Riva’dan Şile’ye kadar uzanan bölgedeki yolların büyük çoğunluğu Ömerli Köyü’nden ve bir kısmı da Hüseyinli ve Çavuşlu geçitlerinden geçerek Alemdağı Köyü’nde birleşir. İncirağzı, Karakiraz ve Tomalı kumsallarından Ömerli vasıtasıyla Üsküdar’a giden yollar yaz mevsiminde, yani Karadeniz sahillerine asker çıkarmaya elverişli olan bir mevsimde askerî harekâta son derece müsait oldukları gibi 1 numaralı haritadan anlaşılacağı üzere sayıca da çok fazladırlar. 1, 2, 3 numaralı planlar ile 5 numaralı Şile planında gösterilen dere ağızlarıyla kumsallardan başlayıp Üsküdar’a varan yollar yaz mevsiminde tâlî yollara nazaran daha mükemmel durumdadırlar ve bu arazi ile Riva civarı ehemmiyetlerine binaen birçok defalar Rusların casusluk faaliyetlerine hedef olmuştur.” (1)
Önerilen önlemler arasında Şile bölgesini ilgilendiren : Üçüncü derecede önemli tedbirler: 1- Şile istihkâmlarının değiştirilerek alçaltılması. 2-Şile ve Riva arasında iki noktaya süvari karakolları yapılması ve bunlarda birer telgraf merkezinin bulunması olarak belirtilir. Rapora ek olarak yer alan fotoğraflarda da görüleceği gibi, bölgede tabyalar bulunmaktadır.
Cumhuriyet döneminde de anılan bölgeler çıkarma plajı nitelikleri nedeniyle, olası bir Rus harekatı bağlamında hep değerlendirilmiştir. II. Dünya Savaşı sırasında Mareşal Fevzi Çakmak’a atfen “Çakmak Hattı” da, değişen savunma teknolojileri bağlamında tesis edilmiştir...
(3)Rus Askeri İstihbaratının İstanbul Boğazı'na Yönelik Faaliyetleri, (1878-1885) Aleksandr Tomilin, Çarlık Rusya’sı ve Boğazlar, Harp Tarihi Çalıştayı Bildirileri, Milli Savunma Üniversitesi, 2025




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder