31 Mayıs 2026 Pazar

1940'lar Savaş Sonrası Şile

SAVAŞ SONRASI…

Türkiye’nin son anda Almanya’ya savaş ilanı, yeni kurulan düzende yer almasını sağladı. Savaş bitmişti. Amerikan çağı başlıyordu. “Soğuk Savaş”ın ilk ayak sesleri Şile sahillerinde duyulacaktı. Boğazlara yönelik Sovyet tehdidi nedeniyle, Şile sahillerinde ABD Ordusu subaylarının gözlemci olarak katılacağı tatbikat düzenlenir.

https://bberksan.blogspot.com/p/deneme.html (Soğuk Savaş)

Her yerde olduğu gibi günlük hayata dönülmüştür.

7 Haziran 1945'te Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan; parti tüzüğünde ve kanunlarda demokratik düzenlemeler yapılmasını isteyen "Dörtlü Takrir"i sundular. Bu önergenin reddi ve sonrasındaki ihraçlar, Demokrat Parti’nin doğum sancılarıydı.

1946-50 arası kasabalara kadar yansıyan siyasi ayrışma dönemidir. Bu dinamikler burada konumuz değil. Ancak akışımız sürecinde yerele olan etkilerini göreceğiz.

Muhalif basın sesini yükseltmekte, yeni kurulan Demokrat Parti yoğun bir siyasi kampanya yürütmektedir.

1940’lı yılların sonunda Şile’nin elektrik sistemindeki gelişmelerine ilgili konuda değinmiştik. Bu yıllarda altyapıda da iyileştirmeler yapılır.

1940’lı yıllarda Şile hala turizmden gelir elde eden bir kasaba değildir. Savaş koşulları ve sonraki toparlanma yılları öncelikleri değiştirmiştir.

Turizmin giderek ekonomideki öneminin artması için 50’li yılları beklemek gerekecektir.

Biz yine gazete haberlerine dönelim:




Şile C.H.P. kongresi

28 Aralık 1946 Tasvir

Recep Ulus, Jandarma komutanı yüzbaşı Mehmet Çakıcı, şehir meclisi Azalarından Celal Arslangiray orman işletmesi şefi İslam Gürsoy sorgu hâkimi Naim Tezmen hazır bulunmuşlardır.

Kongreye riyaset edecek olan heyetin birinci başkanlığına Doktor Fazıl Şerafeddin intihap edilmiştir. İkinci başkanlığa Ali Küçükkapancı, katipliklere de Hikmet Salcı, Bekir Bulca intihap olunmuşlardır.

Kongre açıldığı zaman Ebedi Şef Atatürk’ün manevi huzurunda üç dakika tazim sükutuna durulmuş, bundan sonra ilçenin bir senelik çalışma raporu okunmuştur. Raporda ilçenin çalışmalarına işaret edildikten sonra, orman İşlerine temas edilerek söyle denilmektedir:

Geçen yıl kongresinde etraflı tartışmalara konu olan orman işlerimiz, en büyüklerimizin gösterdiği alaka sayesinde bugün artık bir şikâyet konusu olmaktan çıkmış bulunduğuna kaniiz...

 Çünkü orman işletmesi her köy hudutlarına yakın olan yerlerde vatandaşlarımıza kesim sahalarını göstermiş ve arkadaşlarımız da buralarda çalışmaktadır.

Bundan böyle ormanlarımızın en kesim müsaadesi nispetinde işletmeğe devam edecekleri şüphesizdir. Yalnız bu meyanda bir noktaya parmak basmak isteriz. Orman kamulaştırılmasından en mütevellit bir kötümser hava yaratılmak isteniyor. Aleyhimize bu kötümser havayı yaratanlar mevcut olduğuna inanmamak yerinde olmaz... Evet ormanlar bugün şahsın malı olmaktan çıkmış. Çıkmış da ne olmuş?

«Hükümet almış diyenlere hükümet ile ferdin arasında, yani bizlerin ayrı ayrı birer varlık olduğumuzu, ilçenizde telakki ve kabul eden biç bir fert yoktur. Hükümeti teşkil eden bizler, bizlerin de bir araya gelerek, bizi idare etmek üzere seçmiş olduğumuz hükümet te, adımıza hareket eden bir icra kuvvetinden başka bir şey değildir. Şu hâlde, elimizden alınarak başkasının eline geçen ne bir karış toprağımız ne de bir tek ağacımız ve ne de ormanlarımız vardır. Orman da, hükümet te biziz ve her şey bizimdir.

 Rapor okunduktan sonra delegeler rapor hakkında söz almamış ve reye konularak kabul edilmiştir.

Bunu takiben üç kişiden müteşekkil, dilekleri tetkik, hesabata tetkik etmek üzere üç komisyon seçilmiştir. Ve celseye bir saat ara verilmiştir.

İkinci celse saat 14 de açılmıştır. Komisyonların verdikleri raporlar okunmuş ve delegeler tarafından söz alan olmadığı için reye konulmuş ve kabul edilmiştir.

Bundan sonra ilçe İdare kurulu İçin yedi ast, yedi yedek olmak üzere 14 aza intihap edilmiştir. Asil azalar şunlardır: Recep Ulus, Ahmet Remzi Acar, Ali Kavak, Ahmet Çayıroğlu, Ali Küçükkapancı; Yusuf Öztürk, Şevki Ener..

Yedek olarak ta seçilmiş olanlar şunlardır: Ahmet Öztaş, Hikmet Salcı, Hasan Öner, Ali Yücel, Cemal Anıl, Enver Kapancı, Şevki Günay...

Bunlardan başka İl kongresine iştirak etmek üzere de dört asil, dört te yedek delege İntihap edilmiştir. Asiller sunlardır: Recep Ulus, Halil Aydın, Celâl Arslangiray, Ahmet Remzi Acar.. Yedekler ise şunlardır: Ahmet Çayıroğlu, Ahmet Kınay, Hasan Erol, Nazif Can.

Kongre saat 17 de sona ermiştir.


ORDUMUZ BUGÜN ŞİLE CİVARINDA TATBİKATA BAŞLIYOR

6 Ekim 1948  Anadolu Gazetesi

Tatbikatta Cumhurbaşkanımız, Millet Meclisi başkanı Amerikan general ve subayları bulunacaklardır

İstanbul, 5 (Telefonla) - Cumhurbaşkanı İnönü, bugün beraberinde Bayan Mevhibe İnönü, oğlu Ömer İnönü ve kızı Erdem İnönü ve genel kurmay başkanı orgeneral Salih Omurtak olduğu halde, hususi trenleriyle Ankara’dan şehrimize gelmişlerdir.

…

Orgeneral Nuri Yamut motörde İnönü’ye yarın başlıyacak olan askeri tatbikat hakkında geniş izahat vermiştir. İnönü bu alaka ile dinlemiş ve bu etrafında askeri erkânla görüşmüştür. 

Beş gün devam edecek olan bu askeri tatbikat yarın saat dokuzdan itibaren Şile civarında başlayacak ve tatbikatın hitamında büyük bir geçit resmi yapılacaktır.

Bu sabah Amerikan’ın Türkiye’ye yardım heyeti başkanı General Mak Brid, hava yardım heyeti başkanı General Hovard, deniz yardım heyeti başkanı Amiral Setil ve diğer yüksek rütbeli Amerikalı subaylar da gelmişlerdir.

Amerikan askeri heyeti de askeri tatbikata davet edilmişlerdir.

….

MAYIN TEHLİKESİ

Savaş bitmiştir ama geriye kalan mayınlar can almaya devam eder.

15 Kasım 1948 Demokrat İzmir

Şilede bir mayın patladı

4 kişi öldü

-Şile, (Hususi) Evvelki gün burada dört kişinin hayatına mal olan bir kaza olmuştur.

Üç gün evvel dalgaların tesiriyle sahile bir mayın vurmuştur. Bunu gören 4 kişi mayını merakla tetkik ederlerken birdenbire patlamış ve bu dört kişiyi öldürmüştür.

ORMAN KÖYLERİNİN SORUNLARI

Aşağıdaki haber, üretici-tüketici zincirinde aracıların rolü konusundaki kadim soruna da değinmektedir.

7 Nisan 1948 Yeni Sabah

Şile ve Köylerinden kömür getirilemiyor

Orman İşletmesinin müstahsile 800 kilodan aşağı nakil müaadesi vermemesi, İstanbulda kömür sıkıntısına yol açtı

Havaların iyi gitmesine ve bahar mevsiminin başlamasına rağmen şehrimizin muhtelif semtlerinde, bilhassa Üsküdar bölgesinde mangal kömürü sıkıntısı baş göstermiş buIunmaktadır,

Şile ve köylerinden gelen haberlerden öğrendiğimize göre, oralar da Istanbula sevk edilmek üzere tonlarca kömür stok edilmiştir. Müstahsil, Orman İşletmesinin çıkardığı güçlükler yüzünden kömürünü İstanbula sevk edememektedir, Orman İşletmesi, ancak müstab sile, arabasında 800 kilo kömür bulunduğu takdirde nakliye müsaadesi vermekte, aksi halde, bu müsaadeyi vermemektedir.

Diğer taraftan işletme, birkaç tahsilin birleşerek malını aynı araba ile sevk etmesine de mani olmaktadır,

İstanbulun kömürsüz kalmasındaki sebebleri izah ettikten sonra fiyatların yüksek olmasındaki sebebler arasında da yine müstahsile gösterilen güçlükler bulunmaktadır.

Öğrendiğimize göre köylü 100 kilo kömürü 300 kuruşa meletmekte, toptancılara 8 veya 9 kuruşa satmaktadır.

Müstahalle  Ormaniye rusumü hariç üç kuruş bir kar kalmaktadır. Fakat toptancılar, hiçbir zahmet ihtiyar etmeden 4 kuruş kazanmaktadır,

Öğrendiğimize göre belediye, Şile bölgesinden ve Trakya’dan kömür maliyet hesaplarını sormağa karar vermiştir.



CELAL BAYAR’IN AĞVA ZİYARETİ

25 Eylül 1948 Son Posta

Celal Bayar Ağvadan döndü

Bayara Şile köylüsü acı acı dert yandı

Başkan, D. P. nin, iktidarın yapamadığını yapmağa muktedir olduğunu tekrar etti

Demokrat parti başkanı Celal Bayar dün beraberinde İl başkanı A. Münip Berkant, Salih Keçeci, Emin Nihat Sözeri, Ahmet Merter ve Hüsamettin Giray olduğu halde Şileye ve Ağva’ya gitmiş, halkla ve köylülerle temaslar-da bulunmuştur.

Celal Bayar’ı Şile Demokratları  kasabanın giriş noktasında hararetli bir surette karşılıyarak kurban kesmişler ve buradan yürüyerek toplantı mahalline gitmişlerdir. Celâl Bayar evvela Şilelilerin dileklerini ve şikayetlerini dinlemiştir. İleri sürülen şikâyet ve dilekler sırasiyle orman kanunu ve tatbikatının tevlit ettiği zararlar, hayat pahalılığı, tevzie tabi maddelerin tevzi şeklindeki yolsuzluklar, şekere yapılan zam, dokumacılığın hiç bir surette himaye edilmemesidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder