Osmanlı egemenliğinden önce Şile’nin içinde yer aldığı bölge Selçuklu akınlarının hedefi olur.
“Üsküdar (Damalis) Kıyıları: Anna Komnena, Süleyman Şah’ın (Sulayman) İznik’te (Nicaea) yerleştiğini ve Türk akıncı gruplarının Boğaz kıyısındaki Damalis (bugünkü Üsküdar/Harem civarı) kasabasına kadar ulaştığını açıkça belirtir.
Kıyı Köylerinde Yerleşim: Metne göre, Bizanslılar
Türklerin kıyıdaki küçük köylerde ve kutsal binalarda hiçbir korku duymadan ve
engellenmeden yaşadıklarını bizzat görüyorlardı. Bu durum, bölgede geçici veya
kalıcı karakolların/yerleşimlerin kurulduğunu doğrulamaktadır.
Şile (Chele/Chili) Bölgesi: Eserin ilerleyen
bölümlerinde (özellikle 10. Kitap'ta), İmparator Aleksios'un Türk akınlarını
durdurmak için Sangarios (Sakarya) Nehri ile Chele (Şile) köyü
arasındaki sahil şeridini bir kanal ile koruma altına alma projesinden söz
edilir. Bu bölgenin "İshmaelites" (Türkler) tarafından kolayca
yağmalandığı ve bölgede hak iddia ettikleri anlatılır.
Stratejik Hakimiyet: Türklerin sadece yağma
yapmadığı, aynı zamanda Bitinya ve Tinya bölgelerindeki kıyı şeritlerini ve
Boğaz’ın girişini kontrol altına aldıkları kaydedilir. Hatta İmparator
Aleksios’un bu yayılmayı durdurmak için denizden gizli baskınlar düzenlemek
zorunda kaldığı anlatılmaktadır.” (1)
“1097 yılında Haçlı ordularının İznik'i kuşatması ve Selçukluları Anadolu'nun içlerine (Konya'ya) doğru çekilmeye zorlamasıyla, Şile ve kıyı şeridi tekrar Bizans (Komnenos Hanedanı) kontrolüne geçmiştir.
Bu çekilmeden sonra bölge, 14. yüzyılda Osmanlıların (Akçakoca Alp ve ekibi) gelişine kadar yaklaşık 230 yıl daha Bizans/Ceneviz kontrolünde kalmıştır.
|
Osman Bey zamanında, şehir dışındaki Bithynia Akçakoca’nın adına izafeten Koca İli ismini almıştır. Orhan Bey, Akçakoca’nın ölümünden sonra Nikomedia’yı barış yolu ile ele geçirdi. Valiliğine oğlu Süleyman Paşa’yı atadı. Akbaş ile Yahşi gibi kumandanlar da Araman ve Kandıra’da beyliği temsil ettiler. Abdurrahman Gazi’nin Aydos’daki askerleri de daha sonra yeni ele geçirilen şehirde iskân edildiler. Türkler Nikomedia adını kendi aksanlarına bağlı olarak İznikmid diye devam ettirdiler. Eis-Nikomed’den şimdiki İznikmid ve zamanla da İzmit ortaya çıkmıştır. Akçakoca, Akçakocalılar ve Kocaeli, Enver
Konukçu , Gazi Akçakoca ve Kocaeli Tarihi Sempozyumu Bildirileri, Kocaeli
Belediyesi Yayını, 2015 |
Osmanlılar, 1305 yılında Yoros ve Şile kalelerinin fethini gerçekleştirmişler ancak bölgede tutunamamışlardır. 1329 yılından itibaren Boğaz’ın Anadolu yakasını tekrar hakimiyet altına almaya başlamışlardır. Tahrir defterlerinde yer alan Şile kazasındaki Nilüfer Hatun’un mülkü ve Orhan Gazi’nin vakfı bu hakimiyetin önemli göstergelerindendir.
|
Bu akıncılar, 1304 yılı başlarında Kocaeli’nden İstanbul
Boğazı’na kadar her yerde faaliyet göstermekte idiler. Türkler bir gemi
bulunca Boğaz’ı geçiyor, İstanbul önlerine kadar geliyorlardı. Chélé (Şile)
ve Anadolu-Kavağı’nda tepede Hiéron (Yoros) kaleleri onların saldırılarına
hedef oluyordu. Panik halinde kaçan Rum halkı, İstanbul’a sığınıyor; sokaklar
açlık ve hastalık çeken insanlarla doluyordu. Halil İnalcık |
1391’de Yıldırım Bayezid, İstanbul’u muhasara etmeye
giderken yol üzerinde bulunan Yoros Kalesi’ni fethetmiş ve Şile Kalesi’nin
fethine de Yahşi Bey’i görevlendirmiştir. Yahşi Bey’in emrindeki kuvvetler
1391’de sulh yoluyla Şile Kalesini fethetmiştir.” (2)
Bu konuda Hadidi Tarih’inde şu mısralar yer almaktadır;
… Pes andan sürdü leşker Yıldırım Han Koca-ili’ne erişdi
şitâbân Hemandem Yahşi Beğ’i etdi irsâl Dedi Şumlu hisarını üşüp al Erişti
Yahşi Beğ düşdü hisara Azuğı yoğidi kalmadı çâre Danışdı kâfirün cemʻ oldu varı
Verürler eylükle ol hisarı Bekidüp er koyarlar ol hisara Gelürler şenlikile
şehriyara…
|
"Bundan sonra Yıldırım Han (Sultan Bayezid), ordusunu
sürerek Kocaeli bölgesine büyük bir hızla ulaştı. O anda hemen Yahşi Bey’i görevlendirip gönderdi ve ona;
'Şumlu (Şile) kalesini kuşatıp ele geçir!' dedi. Yahşi Bey kaleye ulaştı ve kuşatmayı başlattı. Kaledekilerin
(savunmacıların) erzakları tükenmişti, artık yapacak bir şeyleri kalmamıştı. Kalede yaşayanların tamamı bir araya gelip durumlarını
görüştüler ve sonunda kaleyi güzellikle (savaşmadan, barış yoluyla) teslim
etmeye karar verdiler. Osmanlılar kaleyi sağlamlaştırıp içine kendi askerlerini
yerleştirdiler. Ardından büyük bir sevinç ve şenlik içinde padişahın yanına, şehre geri döndüler." |
1402’den sonra Şile’nin kimin kontrolunda olduğu net değildir. Bölge İznik İmparatorluğunun alanında kalmakla birlikte, dengelerin değişmesine paralel olarak el değiştirmiş olabilir.
“Şile ile ilgili elimizde bulunan en erken tarihli tahrir çalışması muhtemelen II. Mehmed (1453-8) zamanında yapılmıştır. Bu tahrir kayıtlarında erken dönemden beri yöreye Türkmen taifelerinin yerleştirilip, bu Türkmenlerin Şile’yi yurt edindikleri anlaşılmaktadır. Sonraki tahrirler sırasıyla 1522/3, 1565/626 ve 1590/1 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Şile, 1420 yılından günümüze Türk hakimiyetindedir.” (2)
(1)Anna Komnena , The Alexiad,Çeviren :Bilge Umar, İnkılap Yayınevi, 1996
(2) XV. ve XVI.yy.da Şile Kazası, Aziz Adiloğlu, Yüksek
Lisans Tezi, 2021
(3)Tevarihi Ali Osman-1299-1523-Hedidi-Hazırlayan -Necdet
Öztürk- Edebiyat FakültesiBasımevi-1991
🔎15. ve 16. Yüzyıllarda Şile I
🔎 15. ve 16. Yüzyıllarda Şile II



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder